Anasayfa / Yaşam / TÜRKLERİN SOY, DİL, KÜLTÜR BİRLİĞİ ÜZERİNE

TÜRKLERİN SOY, DİL, KÜLTÜR BİRLİĞİ ÜZERİNE

Ulu bozkırların bağrından kopup gelen atalarımız, bizlere sarsılmaz bir bağ bırakmıştır: Soy. Ulus olmanın en derin kökü, aynı kandan gelmek, aynı kuta iye olmaktır. Binlerce yıl önce, ulu dağların ardında kurulan ilk otağlarda, bizi biz yapan şey göğe yakardığımız tapınçlar değil, damarlarımızda akan deli kandı. Türk adı, sarsılmaz bir soyun, bükülmez bir bileğin ve bağımsızlığa duyulan sönmez bir tutkunun simgesidir. Varlığımızın mayası, hiçbir inancın değiştiremeyeceği bu ulu kan bağıyla karılmıştır.

668772198_1259356723029099_825654880935604580_n-825x1024 TÜRKLERİN SOY, DİL, KÜLTÜR BİRLİĞİ ÜZERİNE

Bu soyu ayakta tutan, yeryüzünün en eski ve en görkemli seslenişi olan güzel Türkçemizdir. Dil, bir ulusun belleği, düşünce yapısı ve en sağlam kalkanıdır. Orhun’un bengü taşlarına kazınan o ulu sözler, yalnız bir çağın değil, tüm çağların ötesine seslenen bir varoluş çığlığıdır. Sözcüklerimiz, Altaylardan kopup gelen bir çığ gibi büyümüş, aynı dili konuşan yürekleri birbiriyle sarsılmaz halatlarla bağlamıştır. Tapınçlar değişse de, anamızın ak sütü gibi arı olan dilimiz, bizi bir kılan en büyük gücümüzdür.

Soyumuzun ve dilimizin yoğurduğu, çağlar boyu ilmek ilmek dokuduğumuz ekinimiz (kültürümüz), varlığımızın en eşsiz yansımasıdır. Düğünlerimiz, yuğ törenlerimiz, kopuzun tellerinden süzülen ezgilerimiz ve at sırtında dünyayı titreten yiğitlik destanlarımız, Türk ulusunun ortak kütüğüdür. Sibirya’nın buzlu ovalarından Anadolu’nun sıcak bağrına dek uzanan bu geniş yeryüzünde, bizi aynı ocakta ısıtan, bu ortak yaşayış biçimimiz, sarsılmaz töremizdir. Töre konuşunca, ayrılıklar susar; ekinimiz, bizi demir bir yumruk gibi bir arada tutar.

Uzun yürüyüşümüz boyunca ulusumuz, yeryüzünün dört bir yanına dağılmış, ayrı ayrı inançlarla karşılaşmıştır. Kimimiz Gök Tengri’ye yakarmayı sürdürmüş, kimimiz ulu ulu camilerde secdeye varmış, kimimiz kiliselerin çan seslerinde, kimimiz ise sinagogların sessizliğinde inancını yaşamıştır. Budizm’in tapınaklarından, Hristiyanlığın gizemlerine dek pek çok inanç örtüsünü omuzlarımıza almışızdır. Ancak bilimsel bir gerçekliktir ki, inançlar bireylerin iç dünyasındaki arayışlardır; ulusun özünü oluşturan çelikten bağları asla eritemez. Giyilen giysi değişse de, içindeki ulu tin (ruh) hep aynı kalmıştır.

Bilimsel toplum bilimi ve geçmişin derin araştırmaları açıkça göstermektedir ki, ulusları yaşatan gerçeklik, soydaşlık ve dildaşlık üzerine kuruludur. İnanç ayrılıkları, Türkçülük ülküsünde yalnızca birer kişisel yeğlemedir (tercihtir). Musevi Hazar Türkleri, Hristiyan Gagavuzlar, İslam’ı benimseyen Anadolu ve Orta Asya Türkleri, Kamlık inancını sürdüren Altaylılar; hepsi aynı ulu çınarın kutlu dallarıdır. Kanın güçlü çağrısı, inancın sınırlarını her zaman aşmış, “Türk” adı tüm tapınçların üzerinde, sarsılmaz bir çatı olarak yükselmiştir.

Türkçülük, yeryüzündeki tüm Türkleri tek bir bayrak, tek bir dil ve tek bir ülkü çevresinde toplamayı amaçlayan kutlu bir uyanıştır. Bu uyanışın özeğinde, gökyüzü altındaki her inanca saygı duymak, ancak ulusal birliği hepsinin üstünde tutmak yatar. Bir Türk, başka bir Türk’e hangi tapınağa gittiği için değil, hangi dili konuştuğu, hangi soydan geldiği ve yüreğinin hangi ulus için çarptığı üzerinden sarılır. İnançlar gelir geçer, çağlar değişir, ancak damardaki kanın akışı ve dilin ulu yankısı bengidir.

Ulu atalarımızın bizlere bıraktığı bu kutlu topraklar ve bengü il (sonsuz devlet) ülküsü, ancak soy, dil ve ekin birliğiyle ayakta kalabilir. Gök kubbenin altında, güneşin doğduğu yerden battığı yere dek, Türkçe konuşan ve damarında Türk kanı taşıyan her birey bizim öz kardeşimizdir. İnanç ayrılıklarını bizi bölmek için kullanmak isteyen karanlık düşüncelere karşı, çelikten bir bilinçle birleşmeliyiz. Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, Türk ulusunun soyu, dili ve ekini var olacak; Türkçülük ateşi yeryüzünü aydınlatmaya bengü dek sürecektir!

Yakup Çetin

Yazar

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir